Yazar : İpek Ongun
Kitap Adı : Yaş On Yedi
Ödüller : Hiç Ödül Yok
Yayın evi : Artemis Yayınları
Kapak Arkası:
Ben daha çok dram unsuru beklerdim ama istediğim kadar yoktu. Belki biraz canice ama senin annen ölmüş ve sen hiçbir şey olmamış gibi davranıyorsun. Benim hatırladığım kadarıyla annesi çoğunlukla sadece gözleri doluyordu ve neredeyse onun için hiç ağlamadı. Babasının bu tepkisi onu sarsmıştı ama onunla hiç konuşmayı denemedi, denese bile hemen vazgeçti ki bu hiç adil değil. Babası görüldüğü üzere bir yardım eli arıyordu ve bunu ona vermedi. Verebilirdi bence. Belki farklı düşünüyorsunuz ama bence öyle. Aynı zamanda Serdar'la çok az vakit geçirdi. Sonunu da zaten okuyan biliyor. Ben açıkçası daha değişik bir hikaye çizgisinde ilerlerdim. Bence kitapta eksikler var. Ben daha fazla Serdar, daha fazla çaba, birazcık daha fazla dram ve çok daha arkadaşlık ilişkisi isterdim. Evet zaten arkadaşlık ilişkisi var ama mesela onların yanında ağlaya-bilmeliydi. Hep kendini tutuyormuş gibi geldi. Ağlamak zayıflık değildir o yüzden arkadaşlarıyla bu konuyu gönül rahatlığıyla konuşa bilmeliydi. Arlarında daha fazla güven olmalıydı ve kesinlikle içinde bu eşitlik konusu karıştırılmamalıydı. Eğer eşitlik hakkında gerçekten bir şey yazılırsa güzel yazılmalıydı. Erkek karakterler ( Eşref ve Volkan ) hep kadınların güçsüz olduğunu vurguluyordu arkadaşları da ( hep kızlar diye yazılmış ) karşı çıkarak bir nevi kamu spotu yapılıyordu. Ama keşke bunu yaparken arkadaş grubundan birileri seçilmeseydi çünkü bu konular Eşref ve Volkan'dan soğumama yardımcı oldu. Onun dışında başka bir şey kalmadı. Benimle aynı fikirde olmayanlar olabilir ve ben buna saygı duyuyorum. Yalnızca hep sevdiğim kitapların yorumunu yaptım ve benim beğenmediğim kitap tektükdür. Ben de arasından hem yeni okuduğum hem de çok sevip yazım dilini de beğendiğim bir yazarım olduğu için yazdım. Her neyse Yeni kitaplarda alabora yapmak üzere kitapla kalın...
"Yaş On Yedi pembe ve bomboş romantik hayalleri değil, orta sınıftan gelen gençliğin gerçek durumunu ele alıyor. Bu kitabın hem aile hem de okul yaşamındaki sorunları gerçeklikle, ama umutsuzluğa kapılmadan, sağlıklı bir yaklaşımla veren,
aslında ağırbaşlı olmakla birlikte gülmece öğelerini de önemseyen, gerek edebi, gerek eğitici değeri yüksek, tüm gençlerin ilgisini uyandırabilecek bir roman olduğuna inanıyorum."
Prof. Mîna Urgan
Benim yorumuma gelirsek, ben bu kitabı bu yıl TÜYAP'dan almıştım. Onunla birlikte "Bir Genç Kızın Gizli Defteri" serisinin bende olmayan diğer kitaplarını ve "Hayat Gençken Daha Mı Zor?" kitabını almıştım. Tabi sadece İpek Ongun'un kitaplarını okumak beni baymıştı ve başladığım "yYaş On Yedi" kitabını da yarıda bırakmıştım. Şimdi okul tatile girdi ve ben tatile gitmeyenler için en kötü şeyleri yaşıyorum. Hem internet yok denebilecek kadar yavaş hem de okuyacak kitabım kalmadı... derken birden "Yaş On Yedi"yi gördüm ve neden olmasın dedim. Ama sanırım okumasam daha iyi olurdu. Belki çok büyük heves ve yoklukla saldırdığım dandır kitaba ama isteklerimi hiç karşılamadı.
Ben daha çok dram unsuru beklerdim ama istediğim kadar yoktu. Belki biraz canice ama senin annen ölmüş ve sen hiçbir şey olmamış gibi davranıyorsun. Benim hatırladığım kadarıyla annesi çoğunlukla sadece gözleri doluyordu ve neredeyse onun için hiç ağlamadı. Babasının bu tepkisi onu sarsmıştı ama onunla hiç konuşmayı denemedi, denese bile hemen vazgeçti ki bu hiç adil değil. Babası görüldüğü üzere bir yardım eli arıyordu ve bunu ona vermedi. Verebilirdi bence. Belki farklı düşünüyorsunuz ama bence öyle. Aynı zamanda Serdar'la çok az vakit geçirdi. Sonunu da zaten okuyan biliyor. Ben açıkçası daha değişik bir hikaye çizgisinde ilerlerdim. Bence kitapta eksikler var. Ben daha fazla Serdar, daha fazla çaba, birazcık daha fazla dram ve çok daha arkadaşlık ilişkisi isterdim. Evet zaten arkadaşlık ilişkisi var ama mesela onların yanında ağlaya-bilmeliydi. Hep kendini tutuyormuş gibi geldi. Ağlamak zayıflık değildir o yüzden arkadaşlarıyla bu konuyu gönül rahatlığıyla konuşa bilmeliydi. Arlarında daha fazla güven olmalıydı ve kesinlikle içinde bu eşitlik konusu karıştırılmamalıydı. Eğer eşitlik hakkında gerçekten bir şey yazılırsa güzel yazılmalıydı. Erkek karakterler ( Eşref ve Volkan ) hep kadınların güçsüz olduğunu vurguluyordu arkadaşları da ( hep kızlar diye yazılmış ) karşı çıkarak bir nevi kamu spotu yapılıyordu. Ama keşke bunu yaparken arkadaş grubundan birileri seçilmeseydi çünkü bu konular Eşref ve Volkan'dan soğumama yardımcı oldu. Onun dışında başka bir şey kalmadı. Benimle aynı fikirde olmayanlar olabilir ve ben buna saygı duyuyorum. Yalnızca hep sevdiğim kitapların yorumunu yaptım ve benim beğenmediğim kitap tektükdür. Ben de arasından hem yeni okuduğum hem de çok sevip yazım dilini de beğendiğim bir yazarım olduğu için yazdım. Her neyse Yeni kitaplarda alabora yapmak üzere kitapla kalın... 

